Bizler uzun bir seferdeyiz . Buradan kabre , kabirden haşre , haşirden ebed memleketine gitmek üzereyiz . O yollarda zulümâtı dağıtacak bir nûr ve bir erzâk lâzımdır . Güvendiğimiz akıl ve ilimden ümîd yok . Ancak o nûr ve o erzâk-ı Kur’ân’ın güneşinden , Rahmân’ın hazînesinden tedârik edilebilir . Eğer bizleri bu seferden geri bırakacak bir çareniz varsa , pekâlâ . Ve illâ sükût ediniz .